banner304

Yaratışta İlâhî hikmet ve adalet hâkimdir. Yerli yerinde, belirli  ölçülerle şekillenmiş, yerleştirilmiştir her varlıkta, her yerde bu adil düzen görülmektedir.  Bu düzen, ekolojik denge âdil nizam;  çevre  kirliliği ile ve  insan eliyle de maalesef  bozulmaktadır.  
Sosyal yapıyı ve içtimaî  düzeni bozan da insan ve  adil olmayan insanların yönetimleridir. 
Toplumu oluşturan bireyler ve bu bireyler arasında seçilen idareciler; adaleti tesis etmekle vazifelidirler. Adil davranış ve  yaklaşımlar toplumu ve toplumun sosyal hayatını korur ve muhafaza eder.  Kanunsuz uygulamalar ise toplumu ve soysl hayatı yıkar ve  bitirir. Yıkmadan, yıkılmadan,  fırsatları kaçırmadan tedbirler alınmalı. Dinimiz de bu konuda bizleri uyarır: Hastalık gelmeden sağlığın, yoksulluk gelmeden varlığın, ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilmeyi. Son pişmanlıklar fayda vermiyor. Bu ölçüler tüm insanlar ve tüm kesimler için geçerlidir. Akibeti düşünmek esastır. Akibet ise inanan ve adil olanlarındır. 
Toplumdan yönetime, yönetimden de topluma karşı eleştiri ve serzenişler var. Bu hoşnutsuzluklar huzursuzluğa götürür. Akil olanların, kanaat önderlerinin, siyasetle iştigal edenlerin (meşgul olanların)  ve idarecilerimizin, yöneticilerimizin bu seslere kulak vermesi esastır.
Varlık sahibi, güçlü olan kesimlerden ve idarecilerden şefkat, merhamet yani sevgi ve acıma duygusu ; halktan, avamdan ise saygı, hürmet beklenir. Bu esaslar adaleti tesis eder, huzuru sağlar, teröre son verir. Bu problemler insan kaynaklıdır ve insanlar tarafından ancak çözülür. 
Adalet heryer ve zamanda,  herkese gereklidir. Herkes adalete  muhtaçtır,  vesselam.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol