Halife Harun Reşid devrinde Behlül Dânâ adında akıllı bir zat vardır. Behlül Dânâ'nın akıllılığı ve takva sahibi oluşu halk tarafından bilinir ve kendisine çok saygı duyulur.
            Günlerden bir gün Harun Reşid yanındakilere:

-Bana Behlül Dânâ'yı çağırın, der.
            Hizmetliler her yeri arar, lakin bir türlü bulamazlar. Sonunda uzun bir aramadan sonra bir mezarlıkta uyur halde bulurlar onu.

Halife'nin kendisini acilen istediğini ona iletirler. Behlül Dânâ haberi alınca doğruca halife Harun Reşid'in huzuruna gider:
            -Ey Halife, beni padişahlıktan azlettin! Niçin? der.
            Harun Reşid, büyük bir şaşkınlık içinde:
            -Ne padişahlığı sen delirdin mi be adam? diye cevap verir.
            Behlül Dânâ ise gayet sakin bir şekilde şöyle karşılık verir:
            -Rüyamda padişah olduğumu gördüm. Hizmetçiler bana yemek taşıyor, vezirler karşımda bekliyorlardı. Beni uykumdan uyandırmakla padişahlığıma son verdiniz.
            Harun Reşid, Behlül Dânâ'nın anlattıklarına gülerek:
            -Rüyadaki padişahlığın itibarı yok, deyince, Behlül Dânâ:
            -Benim rüyadaki padişahlığımla senin hükümdarlığın arasında ne fark var?

Ben gözlerimi açınca padişahlığım sona eriyor. Sen gözlerini kapatınca hükümdarlığın sona eriyor!

            Behlül Dana’nın derin anlamlar taşıyan bu rüyasının sırr-ı hikmetini Pir’ime sordum. Pir’im; “Bu rüya, çok anlamlı ve bir o kadar düşündürücü bir vecize” dedi ve gerisini siz anlayın diye yanıtladı.   

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner440

banner357