banner354

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Toplantısı

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü ile KOSGEB tarafından sağlanan AR-GE hibe ve desteklerinin tanıtılması ve “Bakanlık-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi" konulu toplantı Adıyaman Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Toplantısı

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü ile KOSGEB tarafından sağlanan AR-GE hibe ve desteklerinin tanıtılması ve “Bakanlık-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi" konulu toplantı Adıyaman Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

27 Aralık 2012 Perşembe 14:01
292 Okunma
Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Toplantısı
Adıyaman Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya Vali Yardımcısı Mehmet Uğur Arslan, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Bölge Müdürü Halil Murat Demir, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Mustafa Uslu, Adıyaman Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Hacı Daştan, kamu kurum ve kuruluşu müdürleri, meslek örgütü temsilcileri, sanayiciler, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, kalkınmada, gelişmede, ilerlemede üniversite ve sanayi işbirliğinin çok büyük öneme sahip olduğunu belirterek, “Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi Toplantısına” ev sahipliği yapmaktan gurur duyduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, Türkiye’nin artık kendi kaderini değiştirmeye ve Anadolu’da tarihini yeniden yazmaya başladığını belirterek; “Her ilimizde artık bir üniversite var. Allah’a şükür kaynaklarımızı fark ediyoruz ve bu kaynaklarımızı değerlendirmek için elimizden geldiğince sanayicilerimizle, ticaret erbabımızla ve hükümetin yöneticileri ve bilim dünyasıyla hep beraber en güzel sonucu almak için çalışmalar içinde bulunuyoruz. Ama maalesef epeyce geciktik. Gelişmiş ülkelerde 1900’lü yılların ortalarından itibaren başlamış olan bir takım olguları biz bugün yaşıyoruz. Bu nedenle bizim yapmamız gerekenler çok fazla, ama en büyük handikabımız zaman ve insan israfıdır. İnsanımız mutlaka kendini iyi yetiştirmeli, zamanımızı da hiç israf etmemeliyiz” dedi.
Adıyaman Üniversitesinin her gün biraz daha geliştiğini vurgulayarak, “Nefes almaya bile vaktimiz olmuyor. Artık şehrimizin, ülkemizin gelişmesi için insanlar bir araya geliyorlar, düşünüyorlar, çalışıyorlar” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü; “Birçok fakültemizi daha canlı hale getirmeye çalışıyoruz. Kaynaklarımızı daha rantabl kullanmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bize öngörülen destekleri en iyi şekilde toplum hizmetine sonuçlanabilecek şekilde akademik birimlerimiz arasında organize ediyoruz. Bunun yanında dış paydaşlarımız olan sanayicilerimiz ve meslek örgütleri ile işbirliğine önem veriyoruz. Bu noktada sanayiciler, girişimciler ve ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği halinde projeler üretilmesi için bir merkez oluşturma çalışmamız var. Bu proje merkezi ile ilgili yönergeyi Üniversitemiz Senatosundan geçirdik. İnşallah en kısa sürede hizmete girecek. Paydaşlarımızla işbirliği içinde Adıyaman’ın gelişmesi hedefi doğrultusunda çalışmalar gerçekleştireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
Üniversitelere gerekli ilginin gösterilmesine vurgu yaparak “marifet iltifata tabidir” diyen Gönüllü; “Bugün gelişmiş ülkelere baktığımızda, 1900’lü yıllarda üniversitelere gereken önemi verdiklerini görüyoruz. Gelişme için ilim dünyasına önem verilmeli, onlarla beraber yürünmelidir. Üniversiteler toplumların işleyişlerinin bir katalizörü durumundadır. Yani işin hızlanması, geliştirilmesi ve daha iyi noktalara götürülmesinde bir araçtır. Bu aracın kullanılması için de gerekli ihtimamın gösterilmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Dünyanın geleceğinin bilim, sanayi ve teknoloji üzerine kurulduğunu ifade eden Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Mustafa Uslu ise, “ Bilim, sanayi ve teknoloji apayrı üç kavramdır. Tek başına hiçbir şey ifade etmemektedir. Bunlar adeta bir aracın şanzıman ve diferansiyeli gibidir. Bir aracın harekete geçmesi ve insanların bu araçtan istifade etmeleri için bu şanzıman ve diferansiyelin birbirine bağlı olması gerekiyor. Aksi takdirde her iki kavram da bir şey ifade etmemektedir. Dolayısıyla eğer bugün Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak istiyorsak, Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına almak istiyorsak, bu üç kavramı birbirinden ayırt etmeden buluşturup harekete geçirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Hacı Daştan, bilim ve teknolojiye verilen önemin ölçüsünün AR-GE harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasılasına oranı olduğunu belirterek; “Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 2’nin üzerinde seyretmekteyken Türkiye’de ise 0.84 seviyelerindedir. Bu gerçekten hareket ederek Bakanlığımız; AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi ve üniversitelerdeki akademik bilginin katma değere dönüşebilmesi amacıyla, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, San-Tez Programı, Ar-Ge Merkezleri, Teknogirişim Sermayesi Desteği programlarını devreye koydu” dedi.
Açılış konuşmaların ardından toplantı sunumlarla devam etti. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Uzman Personeli Rıza Alagöz “AR-GE ve Yenilik Destek Programları”, Adıyaman KOSGEB Müdürü Adnan Akyüz “KOSGEB Destekleri” ve İpekyolu Kalkınma Ajansı Koordinatörü Onur Yıldız ise “Bölge İçi Gelişmişlik Farklarının Azaltılması Mali Destek Programları” başlıklı sunumlar gerçekleştirdiler.
 
Son Güncelleme: 27.12.2012 14:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner346

banner293

banner323

banner357