İnsaflı olmak, yapılan hizmeti görmek ve hakkı sahibine teslim etmek güzel bir meziyettir. Yapılan güzellikleri görmemek, takdir etmemek ise nankörlüktür ve mahrumiyete sebeptir.

Sağlık teşkilatımızın yaptığı hizmetleri, insanımıza ve hastalara şefkatli yaklaşımını, pandemi ile yapılan mücadelesini milletçe takdire şayan görülmektedir. Bu hizmetleri görmemek ve siyaseten eleştirmek büyük haksızlık olur. Çünkü devletin sağlık politikasından ve sağlık personelinden güzel hizmet alınıyor. Örneğin:

Covit 19 aşılarımızın birini aile hekimliğinde, ikincisini Adıyaman Ün. Araştırma Hastanesinde yaptırırken misafir gibi karşılandık ve ağırlandık. Tüm sağlık hizmetlerini de milletçe aynı şekilde alıyoruz. Adıyaman Ün. Diş Hekimliği Fakültesinde diş tedavisi görüyoruz. Buradaki yaklaşım, hizmet ve ilgi fevkaladedir. Hastanelerimizde verilen bu hizmetler ile geçmiş günleri kıyasladığımızda, izah edilemeyecek ve anlatılması güç “büyük farkların” olduğunu herkes görmektedir.

Yakın geçmişte hastanelerde hastalar azarlanır, sosyal güvencesine bakılarak ayrıma tabi tutulur, tedavisine, gerekli cerrahi müdahaleye başlanmaz ve ücret talep edilirdi. Tedavi sonrası parasını temin edemeyenler rehin alınırdı. Bugün ise en ücra köşelerde, en zor koşullarda hastalarımız alınıyor, hastanelere getirilip tedavileri yapılıyor. Ayrıca her il ve ilçemizde en ağır hastalar –istisnalar hariç- tedavi edilmektedir.

Geçmişte bir diyabet hastası ilden ile sevk edilir ve yaşanan sıkıntıların arkası da gelmezdi. Bu acıların unutulması safdillik olur. Günümüzde “diyaliz hastaları” evlerinden alınıyor ve tekrar evlerine kadar bırakılıyor. Baypas ameliyatları yapılıyor ve benzeri bir çok hizmetler her alanda verilmektedir.

 En başarısız olunan eğitim alanıdır. Bu alanda bile yapılanları görmemek, inkâr etmek, acımasızlık olur. Geçmişte bir veli, çocuklarına kitap temin edemiyordu. Günümüzde kitaplar, sınıflarda, çocuklarımızın masasında, öğrencileri bekliyor. Taşrada ikamet eden çocuklar, servisle evlerden alınıyor ve okuldan tekrar eve geri getiriliyor. Bir de yemeği veriliyor. Bizim öğrenciliğimiz ve mağduriyetimiz ile kıyası mümkün olmayan bu hizmetler unutulmamalıdır. Ayrıca eğitime kazandırılan modern binalar ve bunların ısıtılması, aydınlatılması ve temizliği fevkaladedir. Ulaşımda kat edilen mesafe ve yollarımız, hastanelerimiz… Kömürden ve kirli havadan bizleri kurtaran doğal gaz ve enerji alanındaki hizmetler…

Düğmeğe dokununca ışıkların yanması, suyun akması ve bu hizmetlerin köylere kadar gitmesi… Bu nimetlerin ve hizmetlerin kadrini bilmemek ve saygı göstermemek, kaybına sebep olabilir ve olur. Bu kayba kimsenin hakkı yoktur.

Peki, eksik ve yanlışlar yok mudur? Elbette ki, var. Bu işi yapanlar tabi ki “melek” değil, insan. İnsan ise daima yanlış yapar ve yapabilir. Tabi ki, bu yanlışların yapılmasını kimse arzu etmez ve istenmez ve bu yanlışlar en asgari düzeye düşürülmelidir. Anacak önemli olanın yanlışta ısrarın olmamasıdır.

Hizmet sunumunda yarış daima olmalı ve hizmet etme zamanıdır. Emaneti üstlenenler vazifelerini gereği gibi yapmalıdır Temiz iş, iki cihanda aziz ve bahtiyar eder. Vesselâm.  

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner440

banner357