banner428

İnsanlık, Allah’ın ilmi ezelisinden, ruhlar âlemine ve ruhlar âleminden de dünyaya, üstün bir donanımla yaratılıp beraberinde de büyük bir emanet ve sorumluluk yükletilmiş. Böyle yüksek vasıf ve donanımla yaratılan insanlık başıboş ve rehbersiz olamazdı.

Nereden geldiğini, kim tarafından gönderdiğini, dünyada neleri, nasıl yapacağını ve dünyadan ayrılırken nereye gideceklerini, yine kendi cinsinden(insan) olan birinin yol göstermesi ve yaşam kurallarını öğretmesi gerekiyordu.

İşte varlıklar içerisinde “ehsen-i takvim” suretinde yaratılan insanı, Canab-ı Hak başıboş bırakmamış ve yaratılış amacına, gayesine uygun yaşama biçimini öğretmek için yol gösterici peygamberler göndermiştir. İşte Peygamberimizin, âlemlere rahmet olarak, (M. 571 - H. 11 Rebiü’l Evvel) gönderildiği yıl dönümü olan “Mevlid Kandili”ni idrak ediyoruz.

Yüce Rabbimiz: “Ey peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzab,33/45-46)

Canab-ı Hak, mahlûkatı yaratırken her şeyi kendi fıtratına layık en güzel bir donanımla yaratmıştır. Aslanı, kaplanı, kartalı avını yakalayabilecek bir donanımla; keçiye, koyuna, karıncaya, kuşa da hayatlarını sürdürebilecek uygun bir yetenekte yaratmıştır.

İnsanları daha donanımlı cihazlarla yaratarak belli gaye ve amaçlar vermiştir. Bu gaye ve amaçları da öğretmek için peygamberleri yol gösterici olarak tavzif etmiştir. Rabbimizin bize gönderdiği peygamberimize (ASM) uymak, gösterdiği yoldan yürümek ve verilen emirleri yerine getirmek her insanın temel vazifesidir.

İlahî sese kulak vermeyen milletler ve bireyler, yaşanan ahlâkî erozyondan müştekidir ve mevcut yaşantıdan rahatsızdır. İslâmın önerdiği nezih ve güzel davranışlara insanlığın çok muhtaç olduğunu göstermektedir.

Resulullah'ın sünnetini hayatımıza model yaparak bu ihtiyacımızı giderebiliriz. "Sünnet-i Seniye, edebdir. Hiçbir mes'elesi yoktur ki, altında bir nur, bir edeb bulunmasın! Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: "Rabbim bana edebi, güzel bir surette ihsan etmiş, edeblendirmiş." Evet, siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve Sünnet-i Seniyeyi bilen, kat'iyyen anlar ki: Edebin enva'ını, Cenab-ı Hak habibinde cem'etmiştir. Onun Sünnet-i Seniyesini terkeden, edebi terkeder. (Lemalar)

Ön yargısız İslâmiyete yönelmek ve Sünet-i Seniyeyi kendimize rehber edinmek insanlığın aradığı huzuru temin için gereklidir. Toplumun ve insanlığın kurtuluşu “Sünnet-i Seniye”dedir. İşte “Asr-ı Saadet” bütün netliği, açıklığı ile ortadadır, isteyen bakabilir. Vesselâm.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner369

banner357