Sinan Temel
Sinan Temel
hayatı çok sevenler denim
Yazarın Makaleleri
Mesela Tuz Hanı…
Şunu başta söyleyeyim, biz bu memleketin dertlisiyiz, delisiyiz. Dert insanı söyletirmiş. Söylediklerimizi, yazdıklarımızı bu açıdan değerlendirmenizi isterim. Kimseyle bir hesabımız, alıp vereceğimiz yok. Bilakis herkesi kendimiz gibi görüp...
Memleket Çocukları; İmamağa Spor
'Madem ‘Memleket' diyerek, ‘Memleket çocukları' diyerek bir yola çıkılmış, madem bir avuç memleket çocuğu bu yola baş koymuş, biz de yüreğimizle yanlarında olmuşuz çok mu?” diye başlayan cümlelerle anlatmaya çalışmıştım...
Adıyaman’da İlkbaharı karşılarken
İlkbahar demek toprağın yeniden uyanması demektir. Toprağın yeniden uyanması demek; çiçeklerin, böceklerin, yaprakların, ağaçların, uykuda olanların yeniden uyanması, canlanması demektir… Gökyüzünün bir başka ışıması, rüzgarın...
Ben bu şehirim aslında...
Dostlar zaman zaman 'neden?” diye sorarlar; 'neden böylesi kendini kaptırmışsın bu şehre?” 'Bu şehirde doğdum çünkü” derim, sonra, 'Anam babam, dedem… buralı, buradalar, hem ekmeğini yemiş, suyunu içmişim…”...
Bitki Müzesine ne dersiniz?
Her hafta Mercan Televizyonunda canlı olarak yayınlanan ve Abdulkerim Işık hocamla birlikte Kent Konseyi organizasyonu olarak hazırlayıp sunduğumuz Kente Dair programının bu haftaki konuğu Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr....
Yazık oldu…
Evet, yazık oldu… Ya da böylece bir hayal daha bitti, bir umut daha tükendi desek yeridir… Mevzu Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü. Hani şu Adıyaman'a yapılan, açıldı açılacak derken birden uçup kaybolan, daha sonra da sesi Şanlıurfa'dan...
#Adıyaman66yaşında
1 Aralık 2020 günü Adıyaman'ın il oluşunun 66. yılı. Yani il olmasının üzerinden tam 66 yıl geçmiş. Bugüne kadar bu yıl dönümlerinde zaman zaman etkinlikler yapıldı. Bu etkinlikler de kimi zamaneleştirildi kimi zaman övüldü. Bizim...
Bu şehir hak ediyor…
Şehri bilmeyen, hissetmeyen, şehri yaşamayan birisine 'şehri” anlatmak zordur. Şehrin kültürünü, kimliğini, hafızasını, ruhunu bilmek; o şehri bilmek demektir. Şehirle ilgili kendisine, geçmişine ve çocukluğuna dair anıları olmayanlar...
Dünyanın Ahvalini Soracak Olursanız…
Aslında hakkı üstün tutmak ve haklıyı güçlü kılmak için yola çıkmışız, hem de şiarımızdır. Bu çerçevede gerçekleri ifade etmekten de yılmayız. Öyle der büyüklerimiz. Yazılarımız ve sözlerimiz de benzer ifadelerle doludur. Hak,...
Ya odunum?
Yolcunun biri ormandan geçerken bir oduncuya rastlamış. Ormandan topladığı odunları eşeğine yüklüyormuş. Oduncuya yaklaşınca 'Selamün aleyküm, kolay gelsin hemşerim” demiş. Oduncu da 'Ve aleyküm selam, sağ ol” diye karşılık...
“Gönlü taş olanın şehri taş olur”
Yeni hükümet binası yapılmadan önce oranın yeşil alan olarak değerlendirilmesinin şehre çok daha fazla olumlu katkısının ve güzelliğinin olacağını söylemiştik. Dahası bina hizmete girdikten sonra yaşanacak trafik yoğunluğunu mevcut...
Bölerek çözmek çare mi?
Basında yer alan bir habere göre, Adıyaman'da, vakıf ve dernek arasında bir caminin (Sıratut Cami) mülkiyet hakkı konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, yaşanan sorunu cami tuvaletini duvarla ikiye bölerek...
Bir olay üç farklı algı
Ben süreç yönetimi diyeyim, siz algı yönetimi deyin. Her halükarda, hedef kişilerin ya da kitlelerin, birilerinin istediği veya yönlendirdiği gibi düşünmesi ya da hareket etmesidir diyebiliriz. Burada iki taraf söz konusudur. Bir yöneten, bir...
Hayalimiz yeşil alan, gerçeğimiz beton bina
Adıyaman İl Halk Kütüphanesi binasının yıkılarak yerine yeni bina yapılması konusu 2013 yılında gündeme gelmiş, bu gelişme ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapmış ve yerinin yeşil alan olarak kalmasının en uygun tercih olacağın...
“Eskiler mi güzeldi, eskiden mi güzeldik?”
Daha üç ay öncesine kadar günümüz yaşam şeklini beğenmez, gelişmelerden şikâyetçi olur 'ah nerede o eski günler!” diye hayıflanırdık. Hele şu Mübarek Ramazan ayını yaşadığımız günlerde bu özlemimiz daha da artar her fırsatta...
 “Bu bir halk sağlığı savaşıdır”
Mecburi ve malum gündemimiz koronavirüs. Üzerine çok şeyler söylense, çok senaryo ve teoriler üretilse ve tespit ve öngörüler yapılsa da hepsinden önce bir gerçek var: Bu işin şakası yok. İhmal ve vurdumduymazlığı affetmiyor. Çok bulaşıcı...
Tahta Bavul
İlk kitaplığımız tahta bir bavuldu. Dün gibi hatırlıyorum. Karyolanın altıydı yeri. Kitaplık değil bavul gibi dururdu yerinde. Lazım olduğunda çeker, kapağını açar, işi bitince geri yerine itelerdik. Kilitli olmazdı ama anahtarı vardı....
Cümle âlem?
Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur. Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de Mühendis... İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar: 'Son sözün nedir?” Der ki: 'Ben Allah'a inanıyorum,...
“Bana anlattığın hikâyeyi sakın Padişaha anlatma!”
Kıssalar hisse alınmak içindir. Yaşanmış bazı hikâyeler vardır ki, sayfalarca yazının yerini tutabilecek niteliktedir. İşte günümüze ışık tutabilecek ibretlik bir hikâye: Meşrutiyet Meclisi'nde Ahmed Ağa adında bir Malatya mebusu...
Gözün Aydın Adıyaman!
Yoksa 'Geçmiş olsun Adıyaman” mı demeliydim? Ya da birilerine gözün aydın, diğerlerine de geçmiş olsun mu diyeyim? En iyisi kararı size bırakayım. Kafanıza göre takılın, isterseniz birilerinin kafasına göre de takılabilirsiniz....

banner440

banner357