Renklerimizin, dillerimizin ve simalarımızın farklılığı Rabbimizin bizlere ikramı ve Allah’ın ilim, irade ve kudretini gösteren ayetleridir. Farklı renklere, farklı dillere, kavim ve kabilelere sahip ve mensup olmak üstünlük sebebi değil; yardımlaşma ve dayanışmanın yolunu açan ve huzuru temin etmeye vesile olan unsurlardır.

“O'nun varlığının ve kudretinin delillerinden biri de: Gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin farklı olmasıdır. Elbette bunda bilen ve anlayan kimseler için ibretler vardır.” (Rum, 30/22)

Bireylerde var olan farklılıklar adaletin, hukukun, insan haysiyetinin korunması ve muhafazasının temini için İlâhî bir lütuftur. Farklılıklar, İlahi kudretin zenginliği ve güzelliğidir.

Hayra, güzelliğe, tanışma ve dayanışmaya vesile olması gereken renk ve dillerimizi, birileri ırkçılık saikıyla çatışma ve kavga zeminine sürüklemek istemektedir.

Ne acıdır ki, insanlık tarihinde “ırkçılık” bulaşıcı bir hastalık gibi hep var olmuş; belirli bazı mahfiller ırkçı yaklaşım ile milletlerin, toplumların sosyal hayatlarını ve huzurunu da bozmuşlardır.

Milliyetçilikte, övünme ve haz alma duygusu bulunmaktadır. Gençlerde ki bu haz ve lezzeti tahrik edip alevlendirmek ve bunu kötüye kullanmak isteyenlere fırsat verilmemeli. Çünkü dinde ırkçılığa asla yer yoktur.

Birçok ilim adamı, Osmanlı İmparatorluğu gibi birçok milleti bünyesinde barındıran geniş topraklarda saf ırklar ve saf diller bulunamaz der.

Bin yıllık kadim tarihimiz, Anadolu coğrafyasında bizleri İslam kardeşliği ile kaynaştırmış ve yapılan evlilikleler ile tek millet ve tek ruh haline getirmiştir. Malumdur ki, ruhta parçalanma, ayrışma olamaz. Ayrışma ve parçalanma ancak maddede olur. Kürt-Türk bin yılı aşkın zaman diliminde,  acı-tatlı günlerinde tek ruh ve tek millet halinde yoğrulmuş ve bütünleşmiştir. Asla bölünemez.

Mahir ellerden çıkıp sofraya gelen leziz taamların tekrar ayrışması, eski haline dönüşmesi nasıl ki muhal ve mümkün değildir. Öyle de milletimizin beraberliği ve kardeşliğinin bozulması bir o kadar zor ve muhaldir. Muhali talep eden, kendine fenalık eder.

Bu cennet vatanda “hak ve hukuku” koruyarak kardeşçe yaşayabilmek tek gayemiz olmalıdır. Vesselâm.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner440

banner357