Lider kafasında projeleri, arkasında başarıları olan, kendisini toplumuna ve insanlığa adamış olan kişidir. 

Siyaset, halka hizmet etmek, halka fayda sağlamak, halkın yaşam kalitesini iyileştirmek için yapılan bir iştir. 

Siyasette esas olan söylenenler değil, insanlar arasında din, dil, renk, ırk, mezhep ve cinsiyet ayırımı yapılmadan yapılan uygulamalardır.

Atatürk, Atatürk kafasında projeleri arkasında başarıları olan bir liderdir.

Kurtuluş Savaşı, Atatürk’ün Başkomutanlığında işgal güçlerine karşı Anadolu’da yaşayan Türklerle ve Kürtlerin birlikte savaşması ile kazanıldı. 

Atatürk’ün yönetiminde, toplumun tüm kesimlerinin temsil edildiği Büyük Millet Meclisi’nde Milletvekillerinin oylarıyla halk egemenliğine dayanan laik demokratik sosyal hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.  

Devrimler yapıldı. 

Devrimlerle hedeflenen, toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel değişim ve dönüşümler yaşama geçirildi. 

Devrimlerle ve devrimlerle yaşama geçirilen değişim ve dönüşümlerle, din, dil, ırk, renk, mezhep ve cinsiyet ayırımı yapılmadan insanı merkez alındı. İnsani önemsendi, insana değer verildi.  İnsanın yüceltilmesi hedeflendi. 

Atatürk’ün liderliği, kurduğu halk egemenliğine dayanan cumhuriyet yönetimi, yaptığı devrimler, devrimlerle yaşama geçirdiği, insanlar arasında din, dil, ırk, renk, mezhep ve cinsiyet ayırımı yapmadan, insanı merkez alan, insani önemseyen ve insana değer veren, insanı yüceltmeyi hedeflen değişim ve dönüşümler, dünya da örnek alındı. Örnek gösterildi. 

Ne yazık ki Atatürk’ten sonra, Atatürk’ün liderliğini ve yaptıklarını, Türklerde Kürtlerde göremediler, kavrayamadılar ve anlayamadılar.

Atatürk’ten sonra, liderlik misyon ve vizyonundan yoksun olan, siyaseti, kendileri ve parti içi iktidarlarını güçlendirmek, iktidarlarını devam ettirmek, kendilerini ve çevrelerini zenginleştirmek için yapan parti genel başkanları, Kürt aşiret liderleri, toprak ağaları ve Şıhlarla işbirliği yaptılar. Kürtlerin oylarını alarak sürekli iktidar oldular.  

Kürtlerin oyunu alarak iktidar olan parti genel başkanları, Kürtlerin toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel sorunlarını çözmedikleri gibi, ülkede Türk Kürt ayırımı yaptılar.  Toplumu, Türk Kürt, Sünni Alevi, İnananlar İnanmayanlar, Benden olanlar benden olmayanlar diye ayrıştırdılar ve böldüler.

Ülkede, Türk Kürt ayrışması ve çatışması başladı. Toplumsal barış ve huzur bozuldu. Türkiye enerjisini ve kaynaklarını Türk Kürt çatışmasına harcadı. 

Atatürk’ün büyük büyük bir emek harcayarak kurduğu Türk Kürt dengesi ve toplumun dokusu bozuldu.   

Ne yazık ki Kürtler, Atatürk sonrası yapılan bu siyasete katkı verdiler. Vermeye devam ediyorlar.

Bu arada süreç içinde Kürt aşiret liderlerinden, toprak ağalarından cumhurbaşkanı, başbakan, bakan olanlar oldu. Bu kişiler, stratejik bir tercih olarak, yoksul Kürtler üzerindeki egemenliklerini devam ettirmek için, Kürtlerin toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel sorunlarının çözümü için bir çaba sergilemediler. 

Türk Kürt Çatışmasının sona ermesi, Türkiye’nin barış ve huzura kavuşması ancak Atatürk’ün:

1- Toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel sorunların çözümünde insanlar arasında din, dil, renk, Irk mezhep ve cinsiyet ayırımı yapmayan, 

2 - İnsanı merkez alan, insana değer ve kıymet veren, insanı yüceltmeyi hedefleyen, 

3 - Dünya da örnek alınan ve örnek gösterilen liderlik ve uygulamalarına dönülmesi, 

4 - Kürtlerin toplumsal, ekonomik, siyasal, kültürel sorunlarının çözülmesi,

5 - Türk Kürt çatışma ve ayrışmasının sona ermesi ile mümkündür. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner369

banner357