banner368

Seçim sonuçları incelensin, tekrar sayım yapılsın ve suçlular mutlaka cezalandırılsın. Bu hakkın ve millî iradenin tecellisi; kanun hakimiyetinin temini olur. Ama farklı olan  acı ve üzücü  gerçekler var:

*Bu kadar hizmet üreten, istihdam oluşturan Ak Parti yönetimi, yeterli oyu neden alamadı veya alamasın; vatandaşın gönlüne neden giremedi, giremesin?

*Çok doğru ve yerinde olan "Cumhur İttifakı" % 80 oy tabanına sahip iken; neden %53'te kalsın?

*Sandık görevlileri, görevlerine kuşku düşürdü mü? Bunu tedbiri nasıl alınmadı?

*Ak Parti yönetimi rehavete mi kapıldı?

*Bu konular, bu sualler mercek altına alınmalı ve doğru analiz edilmeli. Gelecekte ki genel seçimlerde milletin iradesi sandıklara şaibesiz yansımalı.

*Evvela, Hükümete ve Cumhurbaşkanımıza yapılan ve maalesef duyurulamayan doğru çözüm önerilerine itibar edilmeli ve yapılan bu samimi teklifler yeniden incelenmeli; doğru olabilecek samimi düşünceler tasnif edilip değerlendirmeye alınmalı. Çünkü:

Cumhurbaşkanımızın söylemi, yaşam biçimi, kişiliği bu milletin % 80'nini beğendiği ve taraf olduğu tarzı kapsıyor. Allah'a ve Onun Resulüne inanan ve milleti gibi, belki daha güzel yaşayan bir yöneticimizin, “Devlet Başkanımızın” en az %75 düzeyinde oy alması, kabul görmesi gerekir. Bu orana ulaşılamıyorsa, yanlış giden veya yanlış algılanan işler var demektir.

"Cumhur İttifakı" ile en az %75-80 olması gerekirken teveccüh; neden çok aşağılarda kalmakta? Eleştirilen konular:

*Parti yöneticileri ve onların atadığı bürokratlara yapılan yoğun eleştiriler var. -Hem de dindar, milliyetçi görünümlü yöneticiler-

*Bu alana yapılan eleştiriler mercek altına alınmalı. Dindar görünümlü insanların hata ve kusurları daha fazla göze batmakta. –İnsanalar hatadan beri olamaz. Bu beşer olmanın bir gerçeğidir. Fakat yöneticilerde bu hatalar mutlaka en aza indirilmeli.

*Önemli olan ikinci sebep: "Fetö" yapılanması ile yapılan yanlış mücadele ve oluşturulan mağduriyetlerdir. Verilen cezalar yakınlarının mağduriyetine sebep olmamalı. Kazanılabileceklerin önü açılmalı. Bunlar, bizim insanımız. Uygulanan müeyyideler, hastayı tedavi, öğrenciyi eğitmek gibi olmalı ve militan olmayanlar topluma kazandırılmalı. Birçoğu pişman ve yanıldıklarını itiraf etmektedir. Bunları tecrit etmek, dışlamak fayda yerine zara veriyor, kamplaşmaya gidiyor ve örgütün tam da arzu ettiği zararlı hale geliyorlar.

*Bir de bu konu ile ilgili oluşturulan yanlış algı ve ajitasyon haberlerin önü alınmalı; varsa bir mağduriyet- ki var biliniyor- mutlaka giderilmeli…

Hükümet, gerçek "beka meselesi" olan bu iki konuya eğilmeli. Önümüzde uzun olmayan ve "4,5" yıl gibi kısa olan bir zaman dilimi var.

Mağduriyetler giderilmeli, yanlış algılar düzeltilmeli. Her alana daha ehil, özverili, kendisini ve yakınlarını değil, milleti kucaklayan fedakâr ve faziletli insanlar getirilmeli.

Şu gerçeği de ifade etmeden geçmek haksızlık olur. Bu seçimde, millet olarak sağlıklı oy kullanamadık, doğru tercihte bulunamadık

. Üstad Bediüzzaman Said Nursi, bizlere yalnız imanî dersler vermez; içtimai ve siyasi dersler de verir ve şöyle de:

“… Demek nokta-i nazar, hükûmetin hasenatı seyyiatına tereccuhudur. Yoksa seyyiesiz hüûmet muhal-i adidir…”  Münazarat. sayfa 17

 Yani kusursuz hükûmetler aramak, hatasız insanlar tasavvur etmek temelden yanlıştır ve mümkün de değildir. İnsanlar kusursuz olmaz, olamaz.

Ülkemizin ve Milletimizin önü açıktır. Mutlu yarınlar bizimdir, inşallah. Vesselâm.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner369

banner377