Yaşadıklarımız, yaptıklarımızın karşılığı olsa gerek. İyilik iyiliğin, kötülük ise kötülüğün karşılığıdır. Kadim kültürümüzde güzel ve veciz bir ifade var: "El cezau min cinsil amel." Yani yapılan amelin cinsinden bir karşılık bulursun. Evet, karşılık amelin cinsinden olur ve olmalıdır.

Günümüzde yaşanan iklim değişikliklerinden hayat pahalılığına kadar olan tüm olumsuz hadiseler, yaptıklarımızın karşılığı olduğunu bilmeliyiz. Havaya, suya, gıdaya, çevreye, canlılara ve hatta insanlara karşı büyük saygısızlıkta bulunduk.  Ahlak ve maneviyatımızı, ticari ahlakımızı kaybettik. Yapılan bu yanlış fiillerin ve eylemlerin ağır bedellerini birlikte ödüyoruz. Etme, bulursun kaidesi işliyor.

Yaşça kıdemli olanların bildiği bir duadır ki, "Cezakellahu hayren kesira." Allah, senin cezanı arttırsın. “Ne iş yapıyorsan, Allah onun karşılığını bol bol versin." İşte bugün bu duanın yani yaptığımız yanlışların acı meyvelerini yalnız biz değil tüm insanlık topluyoruz.

Geçmişte, yoksullara, mazlumlara kol-kanat geren ve kollayan aziz bir milletin ahfadıyız. Manevi değerlerimize, yeni tabirle fabrika ayarlarına tekrar dönebilmeliyiz. Helal-haram çizgisine, hürmet ve merhamet etme davranışına, israftan uzak ve iktisatla yaşama prensibine, nimete ve tüm varlıklara saygı duyma meziyetine yeniden dönmeliyiz. “Kanaat, maişet belasından” ve “kadere iman ise kederden kurtaran” altın prensipler olduğunu bilmeliyiz. Bizi geçmişimizden yani insanlığın halaskarı olan” Kur’an” ve “Sünnet” yolundan alıkoymak isteyenlerin oyunlarını boşa çıkarabilmeliyiz.

Çıkar odaklı yaklaşımlarımız ile “küresel oyuncuların” kirli oyunlarına alet oluyoruz. İlâhî kader de hak ettiğimiz cezayı veriyor. Bu davranışlarımızla “emperyal güçlerin” kirli oyunlarına çanak tutuyor, işlerini kolaylaştırıyoruz. İyilik adına kendimize ve milletimize fenalıkta bulunuyoruz.

Hâsılı, olayları doğru okuyabilme ferasetini yakalamalıyız. Aksine günümüzü arar duruma düşeceğimiz kaçınılmaz olur. Günümüzde karşılaştıklarımız, yaptıklarımızın bedelidir Kim ne yaparsa kendine yapar ve “Kader adalet eder.”   Vesselâm!